Tuesday, 21 March 2017

sesim gitti...

Merhabaaaaa,

Bugün sesim kısık olduğu için pek konuşamıyorum, şuradan bağırayım dedim. Geçen hafta baş ağrılarıyla başlayan rahatsızlığım bir kaç gündür boğazıma geçti. Bugün de iyice sesim soluğum kesildi gibi. Konuşmalarımı minimumda tutuyorum ve odadan odaya bağıramadığım için herkesin ayağına gitmem gerekiyor. Aslında istediğim ise yatıp dinlenmek.
Küçükken hastalanırdık, grip nezle olurduk ama bir haftada geçerdi. Son yıllarda gripler de bi değişik oldu. Hastalanan en az üç hafta iyileşemiyor. Bu yıl ana okuluna başlayan kızımsa sadece bir kaç haftayı hastalıksız geçirdi. İnşallah vücudu direnç kazanır da ilkokula başladığında bu kadar hasta olmaz.
Yaklaşan yazla beraber gribal enfeksiyonların azalması umuduyla...

Monday, 20 March 2017

oğlum 3 yaşında :)

Merhabalar,

Benim tatlı oğlum 3 yaşını doldurdu. Artık konuşuyor, yürüyor, koşuyor, tuvaleti kullanıyor, sayı sayıyor, yemek yiyor. Yaşının gerektirdiklerini yapıyor. Her gün daha bağımsız oluyor annesinden. Her ne kadar büyüdükçe dertleri büyüyor dense de, ben her yeni günde daha kolaylaştığını düşünüyorum. 3 yıl önce oğlum sürekli ağlayıp, süt içip, altını dolduruyordu; uyuduğu zamanlarda ise kızımın gönlünü almam gerekiyordu. Oysa şimdi ben bilgisayar başında yazı yazarken, ikisi ne kadar da güzel oynuyorlar :)


Ufak bir pasta yapıp doğum gününü kutladık. Onun şimdilik doğum günü kutlamalarında pek gözü yok. Asıl bu işin heveslisi ablası, hele de okulda her hafta birilerinin parti yapıyor olması onu daha da heyecanlandırıyor. Her ne kadar tam karne günü onun doğum günü olsa da, biz daha erkenden yapmayı planlıyoruz. Ona kalsa hemen yapalım :) 


Saturday, 18 March 2017

oyuncak toplama ve komşu ziyareti

Selamun Aleykum :) 

Dün yan komşum bizi çaya davet etti, gitsem mi gitmesem mi bilemedim. Çocuklar gitmek isteyince, "evi toplarsanız gidebiliriz" dedim. Açıkçası son zamanlarda evi toplatmak için bahaneler arıyorum. Zira sabah her yer bomboşken, akşama kadar oyuncaktan adım atacak yer kalmıyor. Neyse işte bu bahaneyle güzelce topladılar evi. Sonra da komşuya geçtik.
Gittiğimizde kızımın yaşında birisi daha vardı, götürdükleri oyuncaklarla farklı bir odada oynamaya başladılar. Bir ara ev sahibesi çizgi film açmış. Neyse ki diğer kızın annesi de benim gibi televizyon karşıtı olduğu için kapattık ve çocukları oynamaya bıraktık. Zaten çok geçmeden ikramlar geldi ve tok sandığımız çocuklar tabakları silip süpürdüler :) Bir süre sonra diğer çocuk ayrılınca benimkilere televizyon açtım ve günün çizgi film süresini orada doldurdular. 
Eve döndüğümüzde evin tekrar dağılmasını istemiyordum, Saate baktığımda eşimin gelmek üzere olduğunu görünce çocukları oyun hamuruna oturttum. Yaklaşık bir saat sakin ve sessiz mıncıklayıp durdular :) 


Friday, 17 March 2017

tığ işine giriş :)

Bismillahirrahmanirrahim


İki yıl önce başlamışım blog yazmaya, çok da uzun sürmemiş. Yaklaşık bir yıl önce de el işi yapmaya başladım. Tığ ile önce renkli sepetler, sonra battaniyeler aralarda başka minik şeyler daha yaptım. Açıkçası yıllarca uzak durdum bu dantel, el işi gibi şeylerden. Çünkü küçücük bir detay için günlerce emek harcanması veya bu emeğe oldukça yüksek meblağlar ödenmesi garip geliyordu. Gerçi bu hala değişmedi bende, yaptığım işler hiç öyle detaycı değil, işimi görecek kadar. Benim için renkli olsun, vaktimi doldursun yeter.
Çeşit çeşit yerlerden bilgi alabildiğimiz bir çağdayız. Eskiden komşudan örnek alınırken şimdi internetten video izleyerek öğrenilebiliyor. Ben çok değişik şeyler bulacağım ümidiyle bir model kitabı aldım ama çok da hoşuma gitmedi. Onun yerine bir çok sosyal medya kanalı ve video siteleri aracılığıyla görerek,  izleyerek öğrenmek daha kolay geliyor. Vaktim olsa kursuna gitmek de isteyebilirim ama şimdilik çocuklarımın okula gitme yaşını bekliyorum :)
Bir el işi sayfası değil ama yaptığım işleri instagram sayfamda paylaşıyorum. Genel olarak fikirleri de Instagram'dan edindim ve ilk defa oradan esinlenerek elime tığ aldım. (Yani çocukluğumda minik bir dantele başlamıştım ama bitmemişti.)


Tuesday, 16 June 2015

Balkonda Havuz Keyfi

                                                      Bismillahirrahmanirrahim
"Ancak Rabbine yönel ve yalvar."
(İnşirâh: 8)
Selamun Aleyküm .)Bugün hava durumu açısından epey karışık bir gündü. Sabah çocukları parka çıkardım. Öğlen sularında hızlı bir yağmur yağdı. Sonra hava o kadar sıcak ve güneşliydi ki, balkona şişme havuzumuzu çıkarıp, çocukları içine attım :) İkindi vakti fırtına gibi bir hava vardı, hatta yıldırım düşmüş bir yerlere. Şu anda ise ortalık oldukça sakin. İşte böyle iki arada bir derede çocukları suya soktum. Çok da sevdiler. Bütün gün mızıldanan oğlum, suyun içindeyken hiç ses çıkarmadı. Zaten bütün çocuklar sever suyu. 
Geçmiş yıllarda kızıma kova kova su taşırdım, ama bu sefer sadece bir kova su ikisine  de yetti. 

Balkonda Havuz Keyfi:Malzemeler:Bir adet balkon (bahçe de olur) Bir adet şişme havuz (tek çocuğa çocuk küveti de yetiyor) Su (istenilen miktar ve sıcaklıkta)Çocuk (1-2 tane küçük boy) Şapka (güneş direkt geliyorsa)Mayo bez (bez kullanan çocuklar için)Mayo (bez kullanmayan çocuklar için)Havlu (ayak ve banyo)Bir miktar plastik oyuncakYapılışı:Havuz şişirilip balkona koyulur. İçine su doldurulur (veya kova ile konulur). Bezsiz çocuklar tuvalete götürüldükten sonra mayoları giydirilir. Havluları da kenara koyduktan sonra kalan malzemeler havuza atılır. Yaklaşık yarım saat, ayaklar buruşuncaya kadar bekletilir. Sudan çıkarılan çocuklar havluya sarılarak kurulanıp kaldırılır :)   

Monday, 15 June 2015

BUZLUKTA KAVRULMUŞ KIYMA

"İnsanlara öyle iyi davranınız ki, düşmanlarınız bile ölümünüze ağlasınlar"
Hz. Ali (r.a)

Annemden öğrendiğim, mutfakta bana çok hız katan bir tarif. Gerçi annem kıymayı bol tuzla kavurup dolapta saklardı ama ben daha az tuzlu yaptığım için dolapta fazla dayanmadığını gözlemledim. 
Buzlukta kavrulmuş kıyma olması gerçekten çok işe yarıyor, hızlıca yemek yapmam gerektiğinde, neredeyse her sebze yemeğine ve çorbalara atıveriyorum bir miktar kıyma. Önceleri kuşbaşı da kavurup ayrıca koyardım ama baktım ki onu yemekte çocuklar zorluk yaşıyor; artık sadece kıyma kullanıyorum. Aynı sebepten, bizim evde genelde et denildiğinde köfte pişiyor son zamanlarda. Yeter ki çocuklar biraz protein alsın :) 
Bugün de böyle silikon muffin kalıbında şekillendirerek attım buzluğa. 

BUZLUKTA KAVRULMUŞ KIYMA:
Malzemeler:
Kıyma (en az 1 kg, yaptığınıza değsin diye)
Tuz (1 kiloya 1 tatlı kaşığı kadar)
Yapılışı:
Yapışmaz geniş bir tencereye kıymayı alıyoruz. Üzerine tuzunu ekleyip kıymayı eziyoruz. Orta ateşte ara ara karıştırarak ağzı yarı kapalı pişiriyoruz. Pişirdikten sonra saklama kaplarına porsiyonluk koyup buzluğa atıyoruz. Ben bugün silikon muffin kabına koyduktan sonra buzluğa attım, 1 saat kadar sonra buzdolabı poşetine alıp, tekrar geri koydum buzluğa. 
Kullanılışı:
Çorba, sebze yemeği, kıymalı yumurta gibi tariflerde istenilen miktarda kullanılabilir. Önceden çözdürmeye gerek olmuyor genelde, zaten pişerken dağılıyor. 

Tuesday, 9 June 2015

LİMONLU DONDURMA

                                                  Bismillahirrahmanirrahim
"Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a (c.c) sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."
(Fussilet: 36)
Selamlar :) Yaz geliyor gibiyken, bir dondurma tarifi paylaşayım. Ama önce tarifimin hikayesini anlatayım.Çok fazla dondurma tüketen birisi olduğum için, dondurma makinesi almak cazip geldi. Kabaca bir hesapla "bir yazda parasını çıkarırım ben bu aletin" dedim. Öte yandan hazır dondurmalar hakkında da bir sürü söylenti çıkıyordu. Zaten içindekiler bölümü genel olarak katkı maddelerinden oluşuyor. Ben Tefal Gelato dondurma makinesi aldım, memnunum. Makine aldığımı duyan bir arkadaşım benden limonlu dondurma istedi. Ama ben pek bir övüldüğü için öncelikle salepli dondurmayı denedim, beceremedim. Sonra güzel bir limonlu dondurma tarifi aradım. Genel olarak yabancı sitelerde dolaştım, zira ülkemizde evde dondurma yapımı pek yaygın değil henüz. Bu tarifi denediğimde, normalde limonlu dondurma sevmeme rağmen, ben dahil herkesin favorisi oldu. Son paylaştığım Zencefilli Kurabiye'de bahsi geçen arkadaş da sevmişti bu dondurmayı. Ben de kendisine bir miktar yapıp götürdüm, karşılığında da bir sunum fotoğrafı istedim. Sağolsun çok şık bir fotoğraf çekmiş. Bana da tarifi paylaşmak kaldı.

LİMONLU DONDURMA: 
Malzemeler: 
1 limon kabuğu rendesi
1 limon suyu
1 bardaktan 1 parmak eksik şeker (180 g)
1 bardak süt (200 ml)
1 paket krema (200 ml)
Yapılışı:
Limon kabuğu ve şeker mikserle biraz karıştırıldıktan sonra üzerine diğer malzemeler eklenerek bir kaç dakika çırpılır. Dondurma makinesine aktarılarak 20-30 dakika kadar soğutulur. Plastik veya çelik bir kaba koyulan dondurma, bir kaç saat de buzlukta bekledikten sonra servise hazır hale gelir. Afiyet olsun :) 

Makinesi olmayan ne yapsın : mikserle çırptıktan sonra direkt olarak saklama kabına koyup buzluğa atsın. 20 dakikada bir çıkarıp, kaşıkla alttan alttan karıştırsın. Dondurma tam donana kadar (4-5 defa) bu işlemi tekrarlasın :)